| Sınır Tanımayanlar! |
|
| 09 04 2008 | |
|
Hepinizin başında vardır, iç tüketenleri. Kimine yakın akraba, kimine dost, kimine arkadaş. Çok şükür ki; Benim yanı başımda yok böyleleri. Ama vardır ya; Ucundan da olsa hayatınızın içine dahil olanlar. İşiniz, dolaylı arkadaşlarınız, komşuluk ilişkileriniz, paylaştığınız platform vs. Eline almış bir kürdan, ucundan da olsa dürtmeye çalışır. Yaşadığına üzüldüğüm duyguları, kendince bastırır. Kimin de yüksek ego ve en iyisini ben bilirim tripleri, kimin de kıskançlık, kimin de daha da abartılısı nefret... Haddini bilmez, sınırları aşar. Nezaket denen sınırlar vardır ya. Onları aşmamak adına usturuplu cevap vermeye çalışırsınız, hicvedersiniz. Gene olmaz. Anlamaz. Ya da anlar da, anlamamazlıktan gelmeyi tercih eder. Kişilik belli ki oturmamış, belki de başka türlüsünü beklemek, uygun değil. Pişkinliği, içinizi şişirdikçe, şişirir... Umursamamazlık yapamazsınız. Çünkü insanı, insan yerine koymama, mizacınıza terstir. Sonra kendinizden de şüphe edersiniz. Girilen her ortamda, mıknatıs gibi niye bunlardan bir tanesini üzerime çekiyorum diye. Sayı biri geçse, şüphe daha da artacak hani. Şu ikiz anneliğinin depresif durumları, ara sıra yoklamıyor değil. Oh be rahatladım... Sevgilerimle, Özlem Eren |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Parmak Boyası Yapalı...
Paylaşımınız için teşekkürler
Okul Öncesi Kutu Oyu...
günlükler - Özlem Hanım günlüklerinizi s...
Sosyal Sigortalar Ku...
doğum izni - Merhaba benim sigorta giriş...
Ek Gıdaya Geçiş-0-1 ...
yemek yem - 13 ayl