Üye Değil misiniz?
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Akasyalar Açarken Yazdır
20 05 2010

 

 

 

Mayısın başından beri aklımda bir bahar yazısı,
Her tomurcuğa pek keyifleniyorum ya, siz de bilin istiyorum.
Fakat illa o Akasya açacak...
Sanki o açmayınca, bahçem eksik.
Bekledim, illa ki en tomurcuk hali diye...

Sonra en güzel şekilde çekeyim,
Şu büyülü fotoğrafların bari kıyısından geçeyim derken,
Geçti mi 3 gün daha...
Nasıl çekiliyor? Okuyup, sabredip, uygulayabildim mi?
Hayır.
İki şık şık, bitti.
Gözümle gördüm yetti.

Düşündüm,
Yok bende öyle bir istek.
Fotoğraf çekmeyi çok seviyor ama yok o açı, yok şu ışığa yakala,
İğneli ruh halim hiç dayanamıyor.
Spontane olan her resmim de gözüme daha güzel görünüyor.
Resmi gördüğümde ilk düşündüğüm, çekerken neler hissettim.
O kareyi sevmişsem, işim hızlı da bitmişse, benim için en güzeli o.
Siz istediğiniz kritiği yapın, nasıl olsa duymuyorum.

Bir aceminin objektifinden çok sevdiği çiçeklerin resmi böyle çıkıyor.

Nazım'ın dizelerinden sonra da, bahar için yazılmak istenen her satır,
Pek sönük kalıyor.
Belki bilmeyeni ya da unutanı vardır,
Okusun da kendinden birşeyler bulsun istedim.

Kısacası ne resimlerde, ne de yazıda, çabaladım,
Tembelim son günlerde.
Benim gibi bahar tembellerini de,
Fonda Sezen Aksu'dan "Akasyalar Açarken" eşliğinde,
En üstteki resme, bekliyorum efendim.

Sevgilerimle,

Özlem Eren


YARIDA KALAN BİR BAHAR YAZISI

Vurdu kalın parmaklar
yazı makinamın dişlerine.
Kâğıtta her harfi majiskülle dizilmiş
üç kelime var ;
BAHAR
BAHAR
BAHAR...

Ve ben şair musahhih
ve ben hergün
iki liraya
2.000 kötü satır okumaya
mecbur olan adam,
ve ben
neden
bahar geldi de hâlâ
muşambası kopuk
kara bir koltuk
gibi oturmaktayım?

Kasketini kendi kendine giydi kafam,
fırladım matbaadan
sokaktayım .
Yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri,
cebimde 75 kuruşum var.
HAVADA BAHAR...

Berberlerde pudralanıyor
Babıâli paryasının
sarı yanakları .
Ve güneşli aynalar gibi yanıyor
kitapçı camekânlarında
üç renkli kitap kapakları .

Fakat benim
bu caddede yaşıyan,
kapısında ismimi taşıyan
bir formalık "ALFABE"m bile yok!
Adam sen de ne çıkar!
Başım dönmüyor geri,
yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri
cebimde 75 kuruşum var .
HAVADA BAHAR...

Bu yazı yarıda kaldı.
Yağmur yağdı satırları sel aldı .
Halbuki ben neler yazacaktım neler...
3.000 sayfalık 3 cildinin üstünde
aç oturan muharrir
bakmıyacaktı da camına kebapçının,
tombul esmer kızını Ermeni kitapçının
ışıklı gözleri ile taşlıyacaktı...
Deniz kokmaya başlayacaktı .
Terli kızıl bir kısrak gibi
şahlanacaktı bahar,
ve ben onun çıplak sırtına atlar
atlamaz
sürecektim sulara.
Sonra
her adımda peşimden gelecekti
yazı makinam .
Ona diyecektim :
- Etme anam
beni bırak bir saat rahat...

Sonra,
saçları düşmeye başlayan başım
haykıracaktı uzaklara :
ÂŞIKIM...

27 benim yaşım
onun yaşı 17 .
Kör şeytan
topal şeytan
kör topal şeytan
gel bu kızı sev,dedi,
diyecektim;
diyemedim,
derim yine!
Ama yağmurmuş
yağıyormuş,
yazdığım satırları sel almışmış
cebimde 25 kuruşum kalmışmış
ne çıkar...

Bahar geldi bahar geldi bahar bahar geldi ulan !
Tomurcuklandı içimde kan! !

Nâzım Hikmet Ran

Yorumlar
Yeni EkleAra
sebilesenyurt     | Author | 2010-05
Merhaba
Yorum yaz
Adınız:
E - Mail:
Başlık:
 
 
Security Image
Güvenlik için yukarıdaki resmi yandaki kutucuğa giriniz.

Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved.

 
< Önceki   Sonraki >
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Advertisement
 
www.ikizdunyasi.com

Ataberk Anlatıyor

www.ikizdunyasi.com

Uzman Görüşleri

www.ikizdunyasi.com

Mali Gündem Ozlem Eren

www.ikizdunyasi.com

Azra Anlatıyor

www.ikizdunyasi.com

Annelere Tavsiyeler

Üye Girişi

En Son Yorumlar