|
22 04 2011 |
|
Azra tam bir gösteri aşığı. Yolda giderken arabayı durdurup, çocuk gösterilerinin afişlerini okutacak kadar.
Fakat siz de farkındasınızdır ki devlet tiyatroları bu konuda yetersiz. Aynı oyunları görmek benim için tam bir kabus. Hele 3-6 yaş aralığı için 2 bir oyun var. O da geçen seneden beri aynı oyun. Neyse ki 23 Nisan şenlikleri kapsamında bu yaş aralığına 2 oyun daha eklenecekmiş. Özel tiyatroların bile her hafta sonu böyle bir etkinliği isteyen çocukları tatmin edecek boyutta olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü çocuğunuzla şehrin diğer ucuna gitmek kolay ve sık yapılabilir birşey olmuyor.
Oyunlar ise çocuk tiyatrosu adı altında veriliyor ama küçük yaş grubuna uygun olduğu tartışılır. Bu sadece tiyatrodaki mesele değil. Çocuklara hitab ettiği söylenip, yaş aralığı verilmeyen birçok gösteride de bu böyle. Çoğu gösteri sonrası benim için hayalkırıklığı.
Önceleri izlediğim zaman ben mi çok seçiciyim? diye hayıflanıp, kendimi detaycı buluyordum. Seven çocuk birçok şeyi tolere edebiliyor ama öyle anlar oluyor ki ürküyorlar işte. Karanlık, çok yüksek ses, argo sözcükler, garip karakterler, birçok şiddet ögesi... Bağıranı, korkanı, annelere bir daha mı tövbe dedirteni...
Hatta bu gösteri sanatları konusunda aceleci mi davranıyorum. 5 yaşı beklenmek mi en doğrusu diye düşündüğüm de oldu. Fakat çocuklar da bir tarafta çok eğleniyor, görüyorum. Doğrusu yapıldığında, çok da öğretici oluyor böyle etkinlikler.
Bizim gittiklerimizden, bir Tiyatro Mie'nin oyunlarından çıktıktan sonra keyifleniyorum. Yaşlarına uygun harika bir gösteriydi, diyorum. Reklama giriyor ama kimse kusura bakmasın. İyi olanlar dile getirilsin ki bu işi yapanlar, işlerini daha ciddiye alsın. Biz de ödediğimiz bedellerin karşılığını alabilelim.
Fakat artık seçici olmayı bıraktım, hele ki son aylarda çocuklar öyle ısrarcı ki yeter ki oyun olsun gidelim derdindeydim. Neyse ki Azra'nın afişleri okutma merakı sayesinde yeni yerler de keşfettik.
Zaten çocuk farklı çevreler içinde sosyalleşme fırsatı buldukça gittiğiniz tiyatroda ki metinlerin gariplikleri rahatsız etmiyor eskisi kadar. Hep birlikte alışıyoruz. E büyüyoruz da. 3 yaştaki tepkilerden eser yok.
Yine bu afiş okuma merakı sayesinde Göktürk Kültür Merkezini keşfettik mesela. Hafta sonu farklı oyunlara keyif alarak gidiyoruz. Farklı kesimlerden, elinde bebekle, bir çocuğa çokca ebeveynle türlü türlü insan manzaraları oluyor salonda. Hem de tıklım tıklım. Demek ki insanlar izlemeyi seviyor. Hizmet ayağına ücretsiz getirildiğinde çocuğunu kapıp götürüyor.
Bilmiyorum böyle başka nimetler de var mı çocuklar için bulunduğunuz bölgede. Bazen internet aramaları yetersiz kalıyor etkinliklerden haberdar olmak için.
Eğer varsa paylaşalım istiyorum yorumlarımızla.
Sevgilerimle,
Özlem Eren
|
Parmak Boyası Yapalı...
Paylaşımınız için teşekkürler
Okul Öncesi Kutu Oyu...
günlükler - Özlem Hanım günlüklerinizi s...
Sosyal Sigortalar Ku...
doğum izni - Merhaba benim sigorta giriş...
Ek Gıdaya Geçiş-0-1 ...
yemek yem - 13 ayl