|
Büyümek iyi bir şey mi?
Şu günlerde en çok hayatı, Azra ve Ataberk’in gözünden görebilmeyi isterdim.
Takvimden bayrama kaç gün kaldığı sayılıyor,
Arkadaşları ile bayramda buluşmak için sözleşiliyor,
Bayramda üzerinde yeni bir şey olmalı diye hediye edilmiş bir çift toka bile şahane kahkahalar attırıyor,
Arkadaşları için alınmış o minicik hediyeler, minicik paketlere, minicik ellerle, sabırla, keyifle sığdırılıyor...
Ailede 3 yatan hasta ile ilk defa bir bayram karşılanacak ama hastalık demeye bile korkar oldum. Çünkü onlar öylesine heyecanlı, öylesine neşeli ki...
Haftalar öncesi hasta halamla telefonda konuşurken yakaladı beni, baktım kendi kitaplarını paket yapmaya çalışıyor. “Halanın canı hastanede sıkılmasın”mış. Seveceği kitapları seçerken, ilk defa kendi için de bir kitap istemedi. Bu hissiyat da genetik midir, yoksa seyrederek yeşeren birşey midir? Bilemedim.
Onlar için ölüm sadece uzaklarda olmak, muhtemelen uzaklıkları da kapı arkası gibi bir şey. Görmemek ama görüldüğünü bilmek de yetiyor. Fakat yine de bir taraftan yaşanan üzüntüleri anlıyorlar ki "ölüm" lafı geçince gözler buğulanıyor, dudak büzülüyor, sürekli evde babaanne, anneanne, büyükbaba lafı açılıyor, resimlere defalarca bakılıyor. Fakat bir anda her şey bitiyor ve yine rengarenk hallerine dönüyorlar.
Ben de böyle günlerde mutluluğu onlar gibi yaşamayı, ayrılığı kapı arkası kadar görebilmeyi istiyorum. Çünkü aksini yaşamak hiçbir şeyi değiştirmiyor.
Sonra biliyorum ki, başka bir bayram bu hissiyattan eser kalmayacak. Fakat onların gözüyle de göremeyeceğim hiçbir zaman. Kısacası büyümek iyi bir şey değil ama onları hissettikleriyle seyretmek güzel.
Dilerim onların hissiyatına yakın bir bayram neşesi olsun evinizde,
Sağlıkla, mutlulukla geçsin bayramınız.
Sevgilerimle,
Özlem Eren
|
Parmak Boyası Yapalı...
Paylaşımınız için teşekkürler
Okul Öncesi Kutu Oyu...
günlükler - Özlem Hanım günlüklerinizi s...
Sosyal Sigortalar Ku...
doğum izni - Merhaba benim sigorta giriş...
Ek Gıdaya Geçiş-0-1 ...
yemek yem - 13 ayl