|
Yazamıyorum haftalardır,
Bayram günü amcamızın ölümü,
Sonra biricik halam...
Böyle zamanlarda acıya en iyi gelen, koşuşturma,
Oturup düşünmek, ya da yazmaya niyetlenmek,
Kocaman bir yumru oluşturuyor kursakta.
Peşi sıra şehit haberleri geldi zaten,
Sonra da deprem..
Tüm kayıplarımızın birbirinden başkaca hikayeleri,
Sanki yine aileden biri gitmiş gibi...
Sonra dün çocuklar yuvadan eve geldi ve Azra şöyle dedi;
Anne niye bana bugün kırmızı elbisemi giydirmedin?
Eşofmanla Cumhuriyet yürüyüşü yapmak zorunda kaldım.
Atatürk benim kalbimde olduğu için diğer dünyadan görüyor.
Şaştım kaldım.
Önemli olan ne giydiğin değil,
Burada ne hissettiğin, burada neleri düşündüğün, diyebildim.
Henüz 4,5 yaşında, o ne anladı bilemem.
Cumhuriyet Bayramı hediyem var mı? dedi Ataberk.
Benden aldığın en değerli hediye ne dedim.
Öpücük dedi.
Cumhuriyet de sana Atatürk'ün verdiği öpücük dedim.
Sen benim öpücüğümü hissediyorsun, anlıyorsun,
Cumhuriyeti büyüdükçe daha iyi anlayacaksın dedim.
Henüz 4,5 yaşında, o ne anladı bilemem.
Sonra düşündüm,
Çocuğum şu anda sadece mutluluğu anlayabilir.
Benim Cumhuriyet Bayramında hissetiğim, hüzünlü, buruk mutluluğu hissedebilmesi için,
Çok ama çok zamana ihtiyacı var.
Çıkardım kurban bayram hediyelerini, onları en mutlu edecekleri...
28 Ekim akşamını ve bugünün sabahını oynayarak geçirdiler.
Sokağımızdaki okulda tören yok, sokaklar sönük.
Ama biz marşımızı da söyledik, bayrağımızı da salladık,
Hem bahçemizde, hem evimizde.
Sönüp gitmiş hayatların, bir değeri olduğunu hatırlatıyor bana böyle günler,
Anmamak, yok saymak, küfür etmekle eş değer geliyor.
Bu nedenle kutluyorum Cumhuriyetimizi.
Sevgilerimle,
Özlem Eren
|
Parmak Boyası Yapalı...
Paylaşımınız için teşekkürler
Okul Öncesi Kutu Oyu...
günlükler - Özlem Hanım günlüklerinizi s...
Sosyal Sigortalar Ku...
doğum izni - Merhaba benim sigorta giriş...
Ek Gıdaya Geçiş-0-1 ...
yemek yem - 13 ayl