|

Bu kitabı resimlerini beğenerek, Azra seçti. Keyifle de okuyoruz. Zaten bu dönem kafiyeye en meraklı oldukları dönem, böyle bir masal kitabı da anında diğerlerinden ayırt edildi.
Bilgi:
Bakın siz şu Ayşe Kulin'in yaptığına! Çocuklar okusun diye bir masal kaleme almış; adını da Sit Nene'nin Masalları (Ertem ile Meltem) koymuş. Anne babalar satın alıp çocuklarına en tatlı sesleriyle okusunlar diye yapmış bunu. Bir yandan da istemiş ki, bu kitaba verdiğimiz beş beşlerle başka çocuklar da okusun, okula gitsin; o yüzden masalını UNICEF Kız Çocuklarının Eğitimi Programı'na armağan etmiş. (Şimdi bu, armağanların en kıymetlisi değil de ne!) Müjdat Gezen de boyalarını çıkarıp çekmecesinden resimlemiş bu masalı. Güleryüzü, şakacılığı, çokrenkliliği durur mu Müjdat Gezen'in, onlar da karışıvermiş bir güzel resimlere.
Ayşe Kulin'in annesi, torun çocuklarının Sit Nene adını taktıkları Sitare Hanım, evin miniklerine sürekli manzum masallar söylermiş. Bu masalları bir kitaptan okumuş muymuş, uydurur muymuş, yoksa bir vakitler birilerinden, belki kendi gibi bir neneden mi duymuşmuş, bilmiyor Kulin. Ama bu masallar unutulmasın, büyük nenenin de anısı canlı kalsın diye, annesinin masallarından birini hatırladığı kadarıyla kaleme almış. Kitap, adını gerçek bir nineden almış anlayacağınız. İçinde bir masal olduğu halde, kapağında Sit Nene'nin Masalları yazdığına göre, başka masalların da yazılacağını umabiliriz herhalde. (Sadece Sit Nene'nin tatlı hatırası ve kız çocuklarının okutulması için değil, ünlü imzalar sayesinde çocuk yazınına dikkat çekmek, çocuk yazınının makûs talihini yenmek, başka ünlü kalemleri de bu alanda eser vermeye teşvik etmek açısından güzel olur doğrusu.)
Sit Nene'nin kırışık, pamuk ellerinden öptükten sonra... gelelim Ertem ile Meltem'i anlatan bu masalın konusuna. "Bir varmış bir yokmuş, Dağda çilek pek çokmuş, İki küçük bunu duymuş, Birbirine hemen uymuş, Bir yaz günü sabah erken, Daha herkes uyuyorken, Ertem'le kardeşi Meltem el ele tutuşmuşlar, Çilek yeme umuduyla, Dağın yolunu tutmuşlar." Bazen bir sincapla tavşanın, bazen karıncalarla kelebeklerin peşinde oradan oraya koşturmuş bizim iki afacan, sonunda güneş tepeye yükselmiş, bizimkiler de yorulmuş, acıkmışlar haliyle.
Alıntı:Radikal Gazetesi
|
3 Yaşa 2 Hafta Kala
Mesajımı okuduğun için teşekkür ederim.M...
3 Yaşa 2 Hafta Kala
Merhaba Sunay - Teşekkür ederim çok duyg...
3 Yaşa 2 Hafta Kala
merhaba özlem hanım yazılarınızı okurke...
Haftalik Yemek Çizel...
Merhaba,Samimi duyguların için çok teşek...